Uzun boylu, zayıf, açık yeşil gözlü, uzun saçlı Elifer baygın bakışlarla Ömer’i süzer. Ömer’in de tipi Milano’daki moda haftasında podyumda yürüyebilecek niteliktedir. Hareketli bir müzik eşliğinde ikisinin de duygularını yakın planda görebilmekteyiz. Dakikalar boyunca. Gözyaşları, nedense genelde tek gözden akar. Gözler utangaç ve kızgın bir şekilde yere yönelmiştir. Aniden bakışlar kötüleşir ve bir duygu seline dönüşür. Birbirlerini çekici bulurlar. Ancak aralarında hiçbir şey olmamalıdır. Toplumsal farklar aşılmazdır, bazı aile bireylerinin intikam hırsı büyüktür, entrikalar çok fazladır. Elifer ve Ömer öpüşmeye cesaret eder. Hatta cinselliğe dair işaretler de vardır.

Bu ülkede ekranda her zaman görülen şeyler Türkiye’de normal görülmez. Hedef gruba göre standartlar yansıtılır. Birçok dizide sevgililer arasında evlenmeden önce ancak alna bir öpücük kondurulabilir. Bu kadar. Alkollü içecekler gösterilse de bunlar katledilen kurbanların kanında olduğu gibi sansürlenir. Sıkça Türk bayrağı da dalgalanır. Bazen arka planda, parlak lüks bir otomobilin camında, bazen da ön planda, aheste aheste Boğaz’ın üstünden geçen bir kamera görüntüsünde. Televizyon kanalları sonuçta kimseyi kızdırmak istemez, özellikle de Türk mercileri.

Tuba Büyüküstün ve Engin Akyürek TV dizisinde "Kara Para Ask". - © ATV/Netflix
Tuba Büyüküstün ve Engin Akyürek TV dizisinde "Kara Para Ask". - © ATV/Netflix

Bu iki sevgilinin meselesi şöyle: Güzel Elifer zengin bir aileden gelmektedir. Yakışıklı fakir aileden gelen polis Ömer de tam da bu aile hakkında, tabii ki tamamen yasal yollarla, bir soruşturma sürdürmektedir. İki taraf arasında birçok kavgalar vardır: Aile içinde, mafyada ve birbirlerine karşı: sonunda aklanmış olarak biraraya gelirler (dikkat spoiler). Ancak dizi çok daha dramatik bir şekilde de sona erebilir, örneğin ikisinden birinin ölümüyle veya son derece dramatik bir şekilde sevgilisi tarafından yanlışlıkla öldürülmek gibi bir sonla. Ne kadar yürek parçalayıcı finaller olabilir!

Bu diziler çok da seviliyor. Özel bir televizyon kanalı olan ATV’de ve Youtube’daki Tuba Büyüküstün ve Engin Akyürek’in oynadığı "Kara Para Aşk" adlı televizyon dizisinin 2.4 milyon izleyicisi var. Televizyonda gösterildiği sırada da bir milyona varan kişi tarafından izlenmiştir. Ancak bu gibi dizilerin sevilme nedeni nedir? Belki de bütün dizilerde olan amaç nedeniyle. Konu Türk Romeo ve Jülyet’idir. Zenginler, aşırı zenginler ve güzeller. Prime time’da milyonlarca kişi evinden hiçbir zaman yaşayamayacakları hayatı ve sevgiyi izler.

Bunun için zamana, çok zamana ihtiyaç vardır. Demli çay konusundaki bir sohbet filmde dakikalarca sürebilir. Çünkü insanlar sevdikleri dizilerin sayısına göre haftada birkaç kez televizyonun karşısında oturmakta. Bir önceki haftanın olaylarını konu alan yaklaşık bir saatlik bir tekrardan sonra yeni bölüm başlar. Bu da, reklamlar hariç, en az iki, hatta bazen üç saat sürer. Sözkonusu dizi de 54 hafta boyunca gösterimde olur.

TV yıldızları Esra Bilgiç ve Murat Yıldırım ile "Ramo".
 - © BKM
TV yıldızları Esra Bilgiç ve Murat Yıldırım ile "Ramo". - © BKM

Şu anda oynanan "Ramo" (mafyayı konu alan bir aşk hikayesi) veya çok sevilen "Sefirin Kızı", (tecavüz ve şeref gibi uç konuları ele alan bir aşk hikayesi) dizilerini TV’de gösterildiği sırada bile Youtube’de bölümlerini bulmak mümkün. Televizyonda gösterildikten kısa bir süre sonra haftalık orijinal bölümü bulmak mümkün. "En iyi sahneler" sayısız online kanalda gösterildiği gibi sevenler müzik eşliğinde profesyonel olmayan bir şekilde montajını yapmakta. Bir sonraki bölüm için eski bölümlerden resimler fragman olarak kullanılmakta. 24 saat sonra düşük kaliteli İngilizce altyazılarla online da izlenebilir.

"Sefirin Kızı" su anda Star TV ve Youtube'da yayın. - © Star TV
"Sefirin Kızı" su anda Star TV ve Youtube'da yayın. - © Star TV

Yıllardır süregelen bu sürece şimdi Netflix de katılmakta. "Kara Para Aşk" dizisi, örneğin 45’er dakikalık 164 bölümle uluslararası izleme alışkanlıkları olan seyirciler için uygun hale getirilmiştir. Netflix 2021 yılı için üç yeni orijinal Türk dizisi yayınlayacağını bildirmiştir. Aynı zamanda senaryosuz bir projeyi, bir filmi ve şu anda gösterimde olan esrarengiz "Atiye" dizisinin üçüncü ve son bölümünü lanse etmiştir.

Sayılar şaşırtıcıdır. Son 10 yılda yerel prodüksiyon patlamıştır. Türkiye’de yılda yaklaşık 100 dizi çekilmekte, genelde hepsi de telenovela türünde. Aynı anda gösterimde olan 60-65 dizi arasında seçim yapabilecek 80 milyon nüfus için yaklaşık 500 TV kanalı bulunmakta. Filmlar başta Latin Amerika, Ortadoğu, Balkanlar olmak üzere 146 kadar ülkeye ihraç edilmekte. Bunlar arasında İspanya (aynı anda 20 Türk dizisi gösterimde olmuştur), İtalya, Afrika hatta ABD de vardır. Televizyon dizileri yüksek kar getiren ihracat ürünleri arasındadır. Türkiye 150 diziyle dünyada 700 milyon izleyiciye ulaşmaktadır. Anadolu Haber Ajansı’na göre 2018 yılında dış ülkelerden 500 milyon Dolarlık gelir elde edilmiştir. 2023 yılına kadar bu rakamın bir milyar Dolara çıkacağı tahmin edilmektedir.

"Muhteşem Yüzyıl". - © Show TV/Star TV
"Muhteşem Yüzyıl". - © Show TV/Star TV

Bu iddialı hedefler yüksek bir verimliliği beraberinde getirmektedir. TRT gibi televizyon kanalları dış prodüksiyon firmalarıyla işbirliği yapmaktadır. İzlenme oranlarının düşük olması halinde her an düşük maliyetle sona erdirebilmek için genelde en fazla 8 bölümlük diziler planlanmaktadır. İntikamı konu alan "Azize" dizisinde olduğu gibi bazen bir dizi 6. bölümde de sona erebilir. Veya şeref, intikam ve aşkı konu alan "Kuzgun"da olduğu gibi, 21. ve son bölümde tüm sona ermemiş olaylar bir araya getirilir.

Bu doğal olarak yapılmayacak bir şeydir. Seyirciler kızsa da kızmasa da önemli olan izlenme oranlarıdır. Bazen ne yapacağı belli olmayan resmi RTÜK için bile. RTÜK daha sonra son derecede başarılı olan "Muhteşem Yüzyıl" (2011-2014) dizisini başlangıçtaki şikayetlere rağmen durdurmamıştır. Daha ilk bölüm yayınlanmadan önce yurt içinde Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman için resmi merciler ve hükümetten eleştiriler gelmiştir: Harem kadınları çok açık giyindiği için, dans edişleri Amerikalı striptizcilerinkine benzediği için ve Süleyman içki içtiği için. Kaldı ki muhtemelen gerçekten içki içmiştir de. Bu padişah 16. Yüzyılda 40 yılı aşan bir süre hüküm sürmüştür. Türkiye’de bugüne kadar bir bilge ve hatasız bir insan olarak görülmektedir.

Dizi yurt içinde ve yurt dışında belki de bu sebepten beğenilmiştir. Bu bugüne kadar en başarılı olandizi 70 ülkeye satılmış ve 500 milyon seyirciye ulaşmıştır. RTÜK’ün önem verdiği "geleneksel ailevi değerlerden" bu dizide pek eser yoktur. Neticede birer esire olan haremdeki kadınlardan hiçbiri Türk değildi. Burada da kızıl saçlı, Ukranyalı, haremda yaşayan bir kadın olan Roxelane’nin (Hürrem) aşkı padişaha bütün bir ülkeyi yönetme gücü vermektedir. Geleneksel ailevi değerler mi? Burada da bunları kesin olarak bulmak mümkün, sonuçta entrikalardan uzak bir aile yaşamını tercih eden Elifer ve Ömer’de olduğu gibi.